RSS

Category Archives: Gündem

E-Kesenek Bilgi Sistemi

E-Kesenek Bilgi Sistemi

E-devlet uygulaması hayatımıza 2008 yılında girmiştir.Bu uygulama ile tüm resmi işlemlerimizi internet üzerinden yapabilmekteyiz.Bu resmi işlemlerimizi yapmak için çok iyi derece bilgisayar kullanımı bilmek gerekmiyor.Kullanıcı adı ve şifre alma vede bunları kimseyle paylaşmadan muhafaza etmek yeterlidir.

E-Kesenek Nedir

E-kesenek sistemi e-devlet uygulamalarından birtanesidir.E-kesenek sistemi ile sgk lı tüm çalışanlar aldıkları maaşlarından nekadar sgk primi kesiliyor bilgisine ulaşabilmektedir.Bu bilgi ile devlete nekadar vergi ödediğinide tespit edebilmektedir.

E-Kesenek Bilgi Sistemi

E-Kesenek aslında insanların iyiliği üzerine kurulmuş bir sistemdir.İnsanlar zorunlu olarakta olsa geleceği için bir çalışma yapmaktadır.E-kesenek uygulamasıyla kesilen ücretler kişiye ilerleyen yıllarda emekli maaşı ve emekli ikramiyesi olarak dönecektir.

E-kesenek bilgi sistemiyle e-kesenek hakkında tüm bilgilere ulaşabilir ve hakkınızdaki sorgulamayı yapabilirsiniz.E-kesenek bilgi sistemine ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

 

 
Leave a comment

Posted by 09/05/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , , , , , ,

ASDEP’le hane odaklı sosyal destek!

ASDEP’le hane odaklı sosyal destek!

Sosyal destek ve hizmetlerin hak temelli olarak bütünleşik bir şekilde sunulduğu bir sosyal destek sistemi kuracağız.

Sosyal destek ve hizmet politikalarını, sağlık, istihdam ve eğitim politikalarıyla uyumlu yürüteceğiz. Sosyal destek ve hizmet alanında sağlık, istihdam ve eğitim hizmetleriyle birlikte “Aile Sosyal Destek Programı” (ASDEP) modeli çerçevesinde hane odaklı bir sisteme geçeceğiz.

Böylece aile merkezli, vatandaşın ihtiyacını yerinde ve ivedilikle gidermeye ve ailelere rehberlik hizmeti sunmaya yönelik bütüncül bir sistem kuracağız.

 
Leave a comment

Posted by 07/05/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , , ,

Tapu işlemlerinizi TAKBİS internet üzerinden yapın

Tapu işlemlerinizi TAKBİS internet üzerinden yapın

TAKBİS” yani Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi ile vatandaşlar tapu ile ilgili tüm işlemlerini internet üzerinden yapabilecek. Bu sistemle yurttaşlar, herhangi bir tapu dairesine gitmeden sıra alabilecek, başka bir ilden ya da ilçeden tapusunu alıp verebilecek.

Yapılan açıklamada Türkiye’de ki tüm tapu kayıtlarının TAKBİS‘e aktarıldığı belirtildi. Bu sayede ülke genelindeki tüm tapu müdürlükleri, online olarak TAKBİS ortamında vatandaşlara hizmet verebilecek.

Peki TAKBİS’in Avantajları Nelerdir?
Açıklamada özellikle kırsal alanda yaşayan vatandaşlara daha iyi bir hizmet götürülmesi kapsamında bu sistemin geliştirildiği vurgulandı. Böylece, vatandaşlar tapu dairelerine gitmeden tapu ile ilgili tüm işlemler için sıra alabilecek.

Başvurudan sonraki işlemler:

İnternet üzerinden başvuruyu yaptıktan sonra,ilgili müdürlükte çalışan personel tarafından vatandaşın cep telefonuna;

İşlemin başladığı
Harç dekontlarının hazır olduğu ve
İmza aşamasına
gelindiğine dair kısa mesajlar atılacak. Dolayısıyla TAKBİS ile vatandaşın tapu işlemleri için beklemesine gerek kalmayacak.

 
Leave a comment

Posted by 07/05/2012 in Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , , , ,

E-reçete dönemi başladı

E-reçete uygulamasına geçecek olan Türkiye pilot uygulamaya Eskişehir’den başladı.

E-reçete dönemine geçecek olan Türkiye start düğmesine bastı ve e-reçeteyi denemeye alacakları pilot il olarak Eskişehir’i seçti.

Eskişehir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürü Cahit Gürsel Akpolat konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, hekimlerin elektronik imzalarının henüz hazır olmadığını ve elektronik reçete uygulamasına 1 Temmuz 2012 tarihi itibariyle tüm sağlık hizmet sunucularında geçileceğini söyledi. Akpolat ayrıca, “Elektronik reçete uygulamasında reçeteler otomasyon sistemleri üzerinde hazırlanacak, eczaneler tarafından MEDULA sistemi üzerinden elektronik reçeteler kabul edilerek karşılanacak” dedi.

Akpolat, 24 Nisan 2012 tarihinde Eskişehir’de e reçete sgk uygulamasının pilot il olarak başlatılmasına karar verildiğini ancak hekimlerin elektronik imzalarının henüz hazır olmadığını dile getirdi. Gürsel Akpolat, bunun dışında diğer uygulamaların genel elektronik reçete uygulaması ile aynı olacağını söyledi ve Akpolat e-reçete olayını şu konuşma ile açıkladı:

“Sağlık hizmet sunucuları tarafından otomasyon sistemleri üzerinde elektronik reçete oluşturulacak. Elektronik reçeteler MEDULA sistemine kaydedilerek elektronik reçete numarası alınacak. MEDULA sistemine kaydedilmiş elektronik reçetenin manuel çıktısı alınarak kaşe/ıslak imza ile imzalanacak ve reçete hastaya ilaç temini amacıyla verilecek. Sağlık hizmet sunucusu tarafından elektronik reçete oluşturulamadığı durumlarda elle reçete yazılmaya eskiden olduğu gibi devam edilecek. Eczane e-reçete sorgu bölümünden TC kimlik veya e-reçete numarasıyla elektronik reçeteyi MEDULA ekranında görüntüleyecek. Eczanedeki sonraki işlemler manuel reçeteyle yapılan işlemlerle aynıdır. Eczane, hekim tarafından kaşe/ıslak imza ile imzalanmış elektronik reçete çıktısını kuruma eskiden olduğu gibi teslim etmeye devam edecek. Eczaneler ayrıca reçete eki belgeleri de eskiden olduğu gibi teslim etmeye devam edecek. Eczane, elektronik reçeteyi ekranında e-reçete sorgu bölümünden görüntüleme işlemi yaparak karşılayabileceği gibi, önceden olduğu şekilde kayıt bölümünden de manuel olarak kayıt ederek karşılayabilecek. Eczane tarafından manuel reçete karşılama işlemleri ise eskiden olduğu gibi devam edecek.” dedi.

http://www.erecetesgk.com/node/3

 
Leave a comment

Posted by 01/05/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , ,

SGK HİTAP

Sosyal güvenlik Kurumu tarafından geliştirilen online hizmet takip prograjesi HİTAP ile alakalı merak edilen sorularını cevap arıyorsanız sgkhitap.com web sitesine ziyaret edebilirsiniz.

Devlet memurların genel bilgileri ve değişimler SGK HİTAP sayfasına idari görevli memurlar tarafından girilecektir..

 
Leave a comment

Posted by 16/04/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , ,

Migren nasıl anlaşılır?

Baş ağrısı en tipik belirtisidir. Hastaların tamamına yakınında (%90 gibi) bulantı olur, sadece 1/3′ünde kusma meydana gelir. Yine hastaların çoğunda fotofobi (ışıktan rahatsız olma), fonofobi (sese karşı hassasiyet),

osmofobi (kokulardan rahatsızlık) benzeri, duyularda belirgin duyarlılaşma ortaya çıkar. Hasta karanlık ve sessiz bir ortam ister. Birşey yiyememe sıkça görünse de bazı yiyeceklere (örn: çikolata) istek hali de olabilir.

Migren belirtilerini, baş ağrısından saatler veya günler öncesinde ortaya çıkan prodrom evresi, baş ağrısının hemen öncesinde oluşan aura evresi, baş ağrısı evresi ve baş ağrısının düzelme evresi şeklinde dört bölümde ayrıntılı inceleyebiliriz.

Prodrom Dönemi: Baş ağrısından önceki saatler veya günler içerisinde öncü fenomenler görülür. Migren hastaları çoğunlukla duygudurumlarında ya da davranışlarında aniden ortaya çıkan olumsuzluklardan yakınırlar. Bazı hastalar ise baş ağrısının geleceğini hissedebilir ancak ne olduğunu tam tanımlayamazlar. Migrenin en sık görünen öncü belirtileri; yorgunluk-bitkinlik hissi, konsantrasyon güçlüğü, başın arkasında sertlik, kasılma, düşünceyi toplayamama hali, bazı yiyeceklere isteğin artmasıdır.

Aura Dönemi: Migren aurası sıklıkla baş ağrısının öncesinde, atakla beraber veya ender olarak atak sonrasında görülen fokal nörolojik belirtilerin karışımıdır. Bu belirtiler genellikle 5 ila 20 dakika içinde gelişir ve çoğunlukla 60 dakikadan kısa sürer. Baş ağrısı sıklıkla auranın bitiminden sonraki 60 dakika içinde ortaya çıksa da bazı durumlarda birkaç saat gecikebilir ya da hiç ortaya çıkmaz.

Migrendeki nörolojik bulgular sıklıkla görseldir. Basit ışık çakmaları, ipliksi, yıldızımsı ışıklar, ışıklı ve siyah karışık noktalanmalar, görme alanında siyah kör noktalar olabilir. Görme alanı boyunca hareket edebilirler, hastanın her baktığı yerde ortaya çıkabilirler. Mhrs 182 Belirtilen görsel bozuklukluklar baş ağrısının artması ile kaybolabilir. Başağrısı ile azalarak devam da edebilir. Görme bozuklukları her iki görme alanında nadiren olur. Daha çok bir gözün dış yarısı diğer gözün iç yarısında hakimdir. Hasta ilk yaşadığında göremediği için korkabilir. Ancak dikkat ederse tüm gözü kaplamadığını farkedebilir. Nadiren görsel halüsinasyonlar ve biçimsel bozulmalar olabilir.

Migrenli hastalarda görsel bulgulardan sonra en sık uyuşmalar görülür. Elden başlayıp, kola ve yüz yarısına yayılan uyuşmalara nadiren bacak uyuşması eşlik eder. Her iki tarafta nadir görülür. Kelimeleri bulamama biçiminde konuşma güçlüğü, peltek konuşma olabilir. Çok nadir tek taraflı kol ve bacakta güçsüzlükle kendini gösteren geçici felçler olabilir. Bazen genelde görsel aurayı takip eden işitsel auralar da görülebilir.

Baş ağrısı Dönemi: Migrende tipik baş ağrısı tek taraflı, zonklayıcı, orta-ağır şiddettedir. Genelde aktivite ile şiddetlenir. Migren ağrısı, sadece tek taraflı olabilir, başlangıcından itibaren iki taraflı olabilir ya da tek taraflı başladıktan sonra diğer tarafa yayılabilir. Migren baş ağrısı giderek şiddetlenir, 2 – 12 saat içinde maksimum şiddete ulaşıp, yavaşça azalarak geçer. Tedavi edilmemiş bir migren atağının ortalama süresi 24 saattir. Erişkinlerde 4 – 72 saat, çocuklarda ise 1 – 48 saat sürebilir. 72 saati geçen ağrılarda daha ciddi nörolojik hastalıklar ekarte edilmelidir. Başka neden olmaksızın günlerce süren migren ağrıları “migren statusu” olarak tanımlanır ve nadir görülür.

Düzelme Dönemi: Baş ağrısı giderek azalır ve kaybolur. Hasta kendini yorgun, huzursuz, konsantrasyonu azalmış hiçbirşey düşünemez halde hissedebilir. 182 Mhrs Uyku ihtiyacı belirgindir. Migren hastasının çoğunluğu uyku sonrası, nadiren uykuya ihtiyaç duymadan kendini aşırı derecede iyi ve yenilenmiş hissederek normal hayata dönerler.

Migren ataklarının süre ve bulguları kişiye göre farklı olabilir. Aynı kişide farklı bulguların eşlik ettiği migren atakları da görülebilir. Çocuklukta bulantı-kusma daha ön plandayken, ileri yaşlarda azalıp, kaybolabilir. Aura bulguları ortaya çıkabilir. Hayatı boyunca hiç baş ağrısı olmadan aura bulguları ile atakları olan hastalar da mevcuttur.

Migren nasıl anlaşılır?

 
Leave a comment

Posted by 15/04/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem

 

Etiketler: , , , , , ,

Hizmet Takip Programına kimlerin bilgileri girilecek

Hizmet Takip Programına hitap sgk kurumumuzda görev yapan personelden hangilerinin bilgileri girilecektir.

Hizmet takip programına 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi görev yapmakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan sigortalıların,

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayan sigortalıların,

bilgileri girilecektir.

* * *

Kurumumuz 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi, kurumumuzda görev yapan personelden hangilerinin bilgisi hizmet takip programına sgk hitap aktarılacaktır.
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumlarda görev yapanlardan, bu kararnamenin geçici 1 inci ve 12 nci maddeleri ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 191 inci maddesi uyarınca, 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilen,

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayan,

Personelin bilgileri hizmet takip programına aktarılacaktır.

Hizmet Takip Programına kimlerin bilgileri girilecek

 
Leave a comment

Posted by 14/04/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem

 

Etiketler: , , , , , ,

Hizmet Takip Programı (HİTAP) Nedir?

Hizmet Takip Programı (HİTAP), SGK tarafından geliştirilen bir online veritabanı sistemidir. Sigortalı sayılanların tüm hizmet bilgilerinin ve bu bilgilerde oluşacak değişikliklerin güncel olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca hazırlanan web tabanlı programa internet üzerinden aktarılma işlemidir.

Sigortalıların hizmet başlangıcından itibaren hizmet belgesinin düzenlenmesine esas olan tüm bilgileri, kamu idareleri tarafından Kuruma internet ortamında HİTAP sistemi üzerinden gönderilir.

www.hitapweb.com

 
Leave a comment

Posted by 14/04/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem, Genel

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

AFFETMEK

Af, bağışlamak, günahkâr kimse hakkında lâyık olduğu muâhezeyi, bir lutufkârlık olarak terk etmektir.

Müsâmaha ise, görmemezlikten gelmek, bir husûsta suûbetle (zorlukla) değil, rıfk-ı suhûletle (yumuşaklılık ve kolaylıkla) muâmele etmek mânâlarına gelir.

İnsanoğlunun beşeri hislerden tamamen tecrîdi (kurtulması) mümkün olmadığı için zaman zaman elinden bazı hatalar sâdır olmakta (çıkmakta) ve daha sonra pişman olup incittiği kimseden af talep etmektedir. Îmân sahasında kemâle ve fazîlette yüksek bir hale sâhip bulunan Müslümanlar af yolunu tercih etmelidirler.

Af ve müsâmahanın zıddı olan öfke ve intikam, nefsi emmâreyi tatmîn ederse de Rabbimizi râzı etmez. İslâm cezâyı meşrû görmekle beraber Mevlâmız bizlere affetmeyi telkin eder. Âyet-i Kerimeleri’nde meâlen şöyle buyurur:
“Kötülüğün karşılığı ona denk bir kötülüktür (bir misillemedir.) Fakat kim affeder ve uzlaşırsa mükâfâtı Allah’a âiddir.” (Sûre-i Şûrâ 40)

Af yüce bir gâyeye vesiledir ki, bu gâye kalp kazanmak, insanlar arasında yakınlık meydana getirmektir. Müsâmaha gösteren müsâmahaya mazhar olur. Bu ise ferd ve cemiyeti huzur ve mutluluğa götürür. Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurur: “Eğer siz (küçüklerinize) müsâmaha gösterirseniz, (büyüklerinizden) müsâmaha görürsünüz.”(Feyzü’l-Kadir, 1/512)

Tarih tekkîk edilecek olursa suçu affetmekle alâkalı pek çok vâkıâya tesâdüf edilir. Bilhâssa Peygamberlerin nezîh hayatları bu gibi fazîlet nümûneleri ile doludur. Allah’ı inkâr eden ve insana acıması bulunmayan nice kimseler, yine de ondan af ve müsâmaha ile muâmele görmüşlerdir.
İntikâmın zevki nihayet bulur. Fakat, affın neşvesi nihâyet bulmaz.

Ancak af her şeyi bağışlamak değildir. Affın, ölçüsü kaçırılarak suça teşvik edici bir hâle getirilmemelidir. Yine müsâmaha göstermek de, tekâsül, (tembellik) aldırmamak, vurdumduymazlık, dikkatsizlik şeklinde olmamalıdır.
Yapılacak en güzel iş: “Af cânibinde hatâ, ukûbette hatâdan efdaldir”. Yani, afvederken hata etmek, cezalandırırken hataya düşmekten ehvendir. (Taşköprülüzâde, Mevzûâtü’l-Ulûm 1/97) kaidesini unutmadan ölçülü hareket etmektir.

http://www.unutulmaz.net/node/6

 
Leave a comment

Posted by 07/04/2012 in Anasayfa, Gündem, Tarih

 

Etiketler: , , , , , ,

Mhrs 182 hastane randevu

Artık türkiyedeki tüm devlet hastaneleri online randevu sistemine geçmekte.

Bu sistem sayesinde artık internet üzerinden tv kimlik numaranız ve şifreniz ile online randevu alabileceksiniz. Sisteme mhrs 182 adresinden ulaşabilirsiniz.

http://www.mhrs182.net/

detaylı bilgi için yukarıdaki linke tıklayabilirsiniz.

 
Leave a comment

Posted by 02/04/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Kösem Sultan hakkında yazılanlar ne kadar doğru

Osmanlı hanedanında Efsaneleştirilen iki büyük valide sultan var..

Bunlardan birisi aşkı ile Hürrem Sultan..

Diğeri de yönetimdeki aktifliği ile Kösem Sultan..

Hürrem Sultan hakkında yazılan çizilen bir çok şey artık herkesce malum. Bir taraf gözlerini kapayıp amansızca hürrem sultan düşmanlığı yaparken diğer taraf durun ne oluyor demekten kendini alamıyor..

Peki ya Kösem Sultan.. Kösem Sultan hakkında yazılanlar doğru mu peki?

İftira mı atılıyor yoksa? Kösem Sultan haklımıydı? Ya da ne kadar haklıydı?

Ya Kösem Sultan koca bir imparatorluğun devamlılığı için sigortası olmuş ise..

Yönetimdeki etkinliği tartışmasız bir gerçek. Fakat ne kadar etkin?

Aldığı bu rolünde kötü bir karakter mi? Yoksa vatan aşkı ile yanıp tutuşan bir karakter mi?

Dönemin şartları ve süreçler çercevesinde yapılaceğinin en iyisi mi yapmış yoksa?

Kösem Sultan kimdir?

Tüm dünyaca bilinen şahaser Sultan Ahmed camisini yaptırtan osmanlı padişahının cariyesi değilmiydi?

Kösem Sultan hakkında yazılan yüzlerce binlerce bilgi kirliliğinde entrikacı yazarların iddialarının aksine yaptığı hiç mi iyi birşey yoktu..

Hürrem Sultan hikayesinde olduğu gibi Kösem Sultam konusunda da taraflı davranıldığı ve asıl gayenin osmanlı düşmanlığını körüklemek olduğu bir gerçektir..

Olayları bir de bu açıdan bakmak gerekir..

http://www.kosemsultan.com

 
Leave a comment

Posted by 20/02/2012 in Diğer, Gündem, Tarih

 

Etiketler: , , , , ,

Din tüccarı lafı çok büyük tuzaktır

Din tüccarı lafı çok büyük tuzaktır

Bugün islami yaşamdan uzakta yaşayıp islam düşmanlığı yapanlarca kullanılan en cok kelimelerden birisi de DİN TİCARETİ karalaması..

İslami duyarlılığa sahip bir kişinin maddi imkanları iyi olduğu an din tüccarlığ yapıyor diye karalamalar başlanıyor.

Bu tamamen islam dine saldırmak için kullanılan taktiklerden birisidir. İslami alanda projeler geliştiren kişilerin maddi kaynaklarını kesip bu alanda çalışmak isteyenlerin önüne kesme ve hizmetlerini sekteye uğratma hedeflidir..

Dinin ticareti olmaz. Hizmet ve cihat amaçlı olarak kişiler gayret eder. Çarkın dönmesi için elbetteki bütçelere ihtiyaçları var..

Amaç ne olursa olsun din adına yapılan herşey insanlığın hizmeti içindir.. Bunlarla uğraşmak yerine, kişiselerin cinsel duygularına hitap edip tek gaye para tuzağı olan diziler, magazin programları vs. gibi şeylerle uğraşmak lazım. Her şehirde fuhuş yuvaları açılmış bunlar cinsel istismar değil de ne? Uuyuşturucu, sahte rakılar, kalpazanlklar vs. vs..

Artık dinle dindarlarla uğraşmak yerine bu ülkenin emeğini boşa harcatanları görme zamanı gelmedi mi?

 

http://www.empoze.net/node/39

 

 
Leave a comment

Posted by 13/02/2012 in Diğer, Gündem

 

Etiketler: , , , , , , ,

Bir Saltanat Değişikliği

Bir Saltanat Değişikliği

318 yıl evvel 8 Kasım 1687 Cumartesi günü Sultan Dördüncü Mehmed, hal edilmiş tahtan indirilmiş, aynı gün kardeşi İkinci Süleyman cülûs etmiş, tahta çıkmıştır.

“Avcı Sultan Mehmed” diye de anılan Dördüncü Mehmed, tarihimize yanlış olarak “Deli” diye geçen Sultan İbrahim’in (1640-1648) büyük oğludur. 1/2 Ocak 1642 Çarşamba/Perşembe gecesi Turhan Hatice Sultan’dan doğmuş ve 8 Ağustos 1648’de yedi yaşının içinde tahta çıkmış, onun böyle çocuk yaşta cülûsu dolayısıyla ninesi Mahpeyker Kösem Sultan da (ölümü 1651) saltanat nâibesi olmuştur!. Kocası Sultan Birinci Ahmed’in vefatından (1617) beri kınalı parmaklarını şahsî çıkarları uğruna devlet işlerine sokmaktan usanmayan, dört pâdişah devrinde (I. Mustafa, II. Osman/Genç Osman, IV. Murad, Sultan İbrahim her kirli ve karanlık işte boy gösteren, nihayet torunu Dördüncü Mehmed’i zehirlemeye teşebbüs eden Kösem Sultan 1651 yılının 2/3 Eylül Cumartesi/Pazar gecesi Topkapı Sarayının Harem Dairesi’nde öldürülmüş, böylece Devlet bu kadının şerrinden kurtulmuştur.

http://www.kosemsultan.com/

 -  - 

 
Leave a comment

Posted by 10/02/2012 in Anasayfa, Gündem, Tarih

 

Etiketler: , , ,

Evlat katlini dinsizlik görenlere

Evlat katlini dinsizlik görenlere

Bazı çevreler osmanlıyı karalamak için evlat katli mevzusunu dinsizlik olarak görmeye çalışmaktalar.

Kendi evladını bile kıyan bu insanlar için dindar demeyin diye söylenmekteler.. Neymiş efendim katliammış..

O tür insanlar islam dinini ne kadar yaşıyorlar ki islam dinin hükümlerini sorgulasınlar.. Namaz abdest ibadet olmadan islam devleti liderlerini sorgulamak onların haddine mi?

Onlara şöyle demek lazım:

Öldürmekten bahsediyorsunuz. Peygamber efendimiz bedir,uhud, hendek savaşlarında gül mü dağıttı? Kurduğu islam devletinin devamlılığını sağlayabilmek için gerek görüldüğünde SAVAŞ’tı ve öldürmeyi de göze aldı..

Sizin zihniyetinizde olan kurban bayramını da katliam olarak görürler..

Gerçekten de öyle değil mi?

Onlar da bal gibi biliyor evlat katlinin o dönemki gerekliliğini ama niyet üzüm yemek değil ki.. Tıpkı beyaz kırmızı eti bol bol tüketirken kurban günü kesilenler için katliam diye feryat etmeleri gibi..

Onlar bunları derken yılbaşında da hindi kesmeyi asla unutmazlar..

http://www.empoze.net/node/37

 
Leave a comment

Posted by 10/02/2012 in Diğer, Gündem, Genel, Tarih

 

Etiketler: , , ,

ETKİLİ VE VERİMLİ DERS ÇALIŞMA

Sayın veli; hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.
Bu hazırladığımız rehberlik çalışması sizleri aydınlatıcı, yol gösterici bir çalışmadır. Okuduklarınız ders çalışmanın, ödev yapmanın başarılı olmanın nasıl bir çalışmayla mümkün olabileceği konusunda size fikir verecektir.
Çocuklarınız küçük olduğu için bu konuda sizin yönlendirmenize ihtiyacı vardır. Aşağıdaki yazılanları uygulamanız çocuğunuzun başarısını artıracaktır.

http://www.hazircevap.net/node/4

 
Leave a comment

Posted by 30/01/2012 in Anasayfa, Gündem

 

Etiketler: , , , ,

REHBERLİKTE ÖĞRENCİLERİ TANIMANIN ÖNEMİ

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde: öğrencilerin kendilerini, okul içi ve dışı eğitim imkanlarını, meslekleri ve toplum değerlerini tanımalarına, yeteneklerine uygun bir öğretim programı seçmelerine, sağlıklı ve topluma faydalı bir kişi olarak yetişmelerine yardımcı olabilmek için haklarında toplanılan yeterli ve geçerli bilgilere ihtiyaç vardır.

Okullarda öğrenciler hakkında yeterli bilgileri toplayıp sürekli olarak el altında bulundurmadan onlara etkili bir rehberlik ve psikolojik danışma hizmeti verme imkanı bulunmamaktadır. Bu bakımdan öğrenci tanıma hizmetleri rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin ön koşulu niteliğindedir.

http://www.hazircevap.net/node/5

 
Leave a comment

Posted by 30/01/2012 in Anasayfa, Gündem

 

Etiketler: , , , ,

Yeşil yumurtlayan tavuk

yeşil yumurtlayan tavuk

Türkiye’de yetişmeyen bu tavuk ırkının kökeni meksikadır. ancak bazı kişiler tarafından Türkiye’ye getirilen birkaç ARACUANAS TAVUĞU ülkede birkaç melezlemeyle az da olsa yaygınlık kazanmıştır.

Çeşitli melezlemelerle özelliğini kaybetse de bazı kümeslerde sürpriz olarak yeşil yumurta yapan tavuklar ortaya çıkarak sahiplerine sürprizler yapmaktadır.

http://www.hazircevap.net/node/2

 
Leave a comment

Posted by 29/01/2012 in Anasayfa, Diğer, Gündem

 

Etiketler: , , , ,

Alevi ile Sunni evlenebilir mi?

Özellikle gelişen internet ağı ve sosyal siteler sayesinde çok farklı insanlarla tanışabilme fırsatları yakalamış durumdayız.

Bugün bir çok insan facebook, twiter ve benzeri sitelerden arkadaşlar edinmekte ve bir süre sonra bu arkadaşlıklar farklı boyutlara geçmekte. Ya da üniversite sayesinde sınıf arkadaşı, bölümden bir arkadaş, arkadaşın arkadaşı derken yine aradaki ilişkinin boyutu değişmekte.

Şimdi başlangıçta kız ya da erkek tepkiden veya farklı anlaşılmaktan dolayı mezhebini dini ve inancını söylememekte bahsetmemekte ya da çifte kumrular bu inanç farklılığını önemsememekteler..

Ancak iş ciddiye binince etekler tutuşmaya başlamakta. Acaba ne olacak? Aileler ne diyecek? annem karşı çıkar mı? Babam döver mi, söver mi? Deyip kara kara düşünceler almakta..

Bugün alevi de olsa sunni de olsa aileler diğer tarafla çocugunun evlenmesini istememekteler. Kızının ya da oğlunun mutsuz olmasından korkmaktalar. Ve böyle bir durumda direk karşı çıkıp olmaz deyip noktalamaktadırlar.

Oğlanla kız ise ya ailelerinin bu karşı çıkmasına direnmekteler ya da kabullenmekteler..

Peki bir alevi ile sunni evlenebilir mi?

Alevi bir kız sunni bir erkekle evlenebilir mi?

Ya da alevi bir erkek sunni bir kızla evlenebilir mi?

Bu soruyu soran kişi öncelikle kendi yaşam biçimine bakmalıdır. Ben nasıl yaşıyorum? Aleviysem tam bir alevi gibi miyim? Sunni isem dört dörtlük sunni gibimi yaşıyorum?

Bunları kendisine sorması lazım. Aynı şekilde karşı taraf için de bunları düşünmeli. Eş adayı alevi gibi mi yoksa sunni gibi mi yaşıyor iyi düşünmeli..

Adam alevi ise eşi sunni ise eşinin kapanması ya da sunni gibi yaşamasına izin verecek mi? kalbinden nasıl geçiyor? baskı yapacak mı?

Ve en can alıcı nokta doğacak çocuklarınız alevi mi olacak, sunni mi olacak?

Sadece mezhep değil kültürel farklılıklar da bir gerçektik.. Bunlara ayak uydurabilecekler mi?

Bu sorunun cevaplarını bireylerin kendileri vereceklerdir. Eş adayların yaşam biçimleri birbirinden farksızsa onlar zaten ne alevi ne de sunnidir.. Sadece isimde öyledirler..

Eğer dindar iseler.

Burada daha ciddi olarak düşünmeleri gerekirler.

Özellikle sunni bir kızın alevi bir erkekle evlenmesi doğru bir tercih olmıyacağı sunni sitelerde altı çizilerek belirtilmektedir. bu püf noktayı iyi düşünmeleri gerekmektedir.

Benim düşüncem insan mutlu olabileceği huzurlu olabileceği insanla evlenmeli. Burçların bile insanların hayatlarında ne kadar etkili olduğu bir gerçektir. İnançların ve kültürlerin etkileri ise asla küçümsenemez..

İnsanın kendi denginde kendi hayat şartlarına uygun birisi ile evlenmesi onun mutluluğu için güzel bir başlangıç olacaktır..

Böyle bir ilişkiye başlamadan kontrol altına almaya çalışmalı. Artık dönüşü yoksa bireylerin birbirlerine inançları için baskı yapmamaları, onların mutlulukları için ilk adım olacaktır.

Karar sürecinde çiftler önceliklerini iyi analiz etmeliler. Önceliklerinde İNANÇLARI ciddi bir yer ediyorsa böyle bir evlilikten uzak durmalılar.

AŞK FARKLI ŞEY EVLİLİK FARKLI ŞEYDİR..

En doğru kararı evlenecek çiftler vereceklerdir!
Allah yardımcıları olsun

Alevi ile Sunni evlenebilir mi?

 

 
Leave a comment

Posted by 01/09/2011 in Gündem

 

Etiketler: , , ,

Eğitim lafla olmuyor

Çevrede her ne yaşanırsa yaşansız çözüm hep EĞİTİM deniyor.. Sorun ise eğitimsizlikten deniyor..

Bunu gün geçmesin ki duymayalım. Her tv programında, köşe yazısında bir tartışmada vs. vs.

Bütün sorunların üzerinden eğitim ile mi aşacağız acaba?

Yoksa bütün sorunların altındaki suçlunun eğitimsizlik olduğunu vurgulamakta ayrı bir eğitimsizlik örneği mi?

Olaylara neden bu kadar kısır ve dar çerçeveden bakıyoruz.!

Bugün ilk okuldan liseye ciddi bir mecburi eğitim süreci var. Hatta üniversiteler insan kaynıyor..

Peki bu kadar büyük bir eğitim seferberliği varken, insanlar hala nasıl eğitimsiz oluyor?

Biz suçlu alıyoruz ve suçu üzerimizde aramak yerine bir yere havale ediyoruz.

Suçlu ya irtica, ya gericiler ya da eğitimsizlik.. Ha bir de yobazları unutmamak lazım. Bu ülke hep onlar yüzünden geri kaldı değil mi?

Eğitim üzerine suç bindirerek olmuyor.. zaten 11 yıl mecburi ekmek elden su gölden eğitimini almıyor mu öğrencilerimiz? Dersanelere tonla para yatırılmıyor mu?

Lafla peynir gemisi yürümüyor. Biryerde birilerini suçlamakla meşgul olacağımıza biz ne yapıyoruz bunu sorgulama zamanı gelmedi mi?

Kendi sorumluluğumuzu görme zamanı gelmedi mi? Herşeyi birilerinden beklemeye, her olaydu sucu başkalarına atma hastalığımızı bırakma zamanı gelmedi mi?

Doğru biz ne kadar eğitimliyiz?
Kime göre eğitimliyiz?
Kime göre aydınız ya da çağdaşız?

Aynaya bakma zamanı gelmedi mi?

http://www.yobaz.net/egitim/egitim-lafla-olmuyor.html

 

 
Leave a comment

Posted by 27/08/2011 in Gündem, Genel, Tarih

 

Etiketler: ,

Zekatının ana şartları

Zekatın bağlı olduğu ana şartlar nelerdir?

Zekat vermenin farz olabilmesi için bir takım şartlar vardır. Bu şartlar genel olarak 3 ana grupta incelenmektedir.

1. Zekatı verilmesi gereken mallar, eşyalar, gayrimenkuller ve bunlara ait hüküm ve şartlar

2. Zekat vermenin farz olabilmesi için, zekatı verilecek mal ya da parayı sahip olduktan sonra geçen zaman

3. Zekatı verebileceğimiz insanlar ile zekatın verilemiyeceği yer ve şahıslar.

Zekat kısaca bu üç ana madde üzerinde değerlendirilmelidir. Ve tarih boyunca islam alimleri bu konulardaki tüm sorulara cevaplar vermişlerdir. Sitemizden her ayrı konu için sorulara cevaplar bulabilirsiniz.

 
Leave a comment

Posted by 19/08/2011 in Gündem, Genel, Tarih

 

Etiketler: , , ,

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.